Maykıl ölmüş. Kalp kriziymiş. Sanatçı bir kişilikti yarattığı şeyleri severdim kendisini sevmezdim. Biz de fani fani yaşamaya devam o zaman. Maykıl kurtuldu, sıradaki gelsin.
Çok mu düşünüyoruz ölümü? Veya çok düşünmek için mi eğitiliyoruz.. bknz:öbür dünya bilinci.. ben hep düşünürüm, vakit harcamayı seviyorum sanırsam. Zaten küçükken evcilikte oynardım. Hala oynuyorum. Ne utanç ama. Saptırıyorum yine. Ölüm demiştim. Geride kalanlardan ibaret olmalı ölmek. İnsanlar ve anılar. Oldukça korkutucu yaşam boyu bizim olanları bırakıp gitmek. Nereye? Neyse o çok tartışmalı girmemek lazım.
Aşk. Bulmak için çırpınıyormuşuz. Hayat boyuymuş. Bulana kadarmış. Bulunca ne oluyormuş? Ayva yeniyormuş. E afiyet olsun o zaman. Doğru vallahi ne demeye kızıyorum ki. Dayanamıyorum insanın hayat boyu yaptığı tüm şapşallıklar yüzüne vurulunca. Söz konusu hepimiziz efendim okurken kendinizi ayırmayınız. Zira hatunları tavlamak üzerine düşünceleriniz olsa da hepiciği aşk umudunuz ve de schopenhauer’a inat romantik arayışlarınız için.
Yine aklımda kadının gerçek gücünü henüz keşfedememiş olduğuna dair düşünceler dolanıp duruyor. Oysa bir çok erkeği yersiz isteklerimizle oldukça mutsuz konumlarda bırakabiliyoruz. Ee nedir o zaman şikayetim.. anneler, anneler yapıyor en büyük hatayı. Bizi yetiştirirken.(biz derken her iki cinsiyeti de kast ediyorum kendinizi ayırmaya kalkmayın yine) kafamıza bir sürü şey sokuyorlar. Sevmek, aşık olmak, erkeklerin etrafında bir hayat örmek, bağımsız olmamak, iş bulmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak, sinir sahibi olmak, anne olunca ukala olmak,vs.. aceleci davranıyoruz insanların bizim için belirledikleri hedefe bir an önce ulaşabilmek için ve dolayısıyla hata yapıyoruz. Peki o zaman dürtüleri mi dinlemek gerek, anneleri değil de? Annesini çok seven erkekler alınmasın, ben de seviyorum annemi merak etmeyin ergenlik dönemimi atlattım. Neyse bu soruyu düşüneyim ben azıcık… dürtülerimi dinlemek gerek? Mrmrmrmrrmrr hmm dürtüleri… anneleri…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder